Ağustosun Son Gülüşü

Resim
Bazı son gülüşler çok acı. Böyle boğazımı acıtıyor her ağustos. Bu deli sıcağa rağmen buz gibi terletiyor, canlanıyor ve gerçeklikten saptırırcasına özletiyor. Adaletsizliğin her bir zerresini anbean hissettirerek derimi yüzüyor. Her ağustos. Her ağustosta sen gidiyorsun, yeniden. Ve aklımda hep o son gülüşün canlanırken bir gün gittiğin yerden dönecekmişsin gibi ya da hiç gitmemişsin gibi bir hayalle cebelleşiyorum. Hayatımın sonuna kadar seni görmeyeceğim gerçeğiyle yaşamak zorunda olduğumu düşündükçe deliliğin bitmez tükenmez katlarını çıkıp zirveye oturuyor ve yeni bir zirve yaratıyorum kendime. Ben ağustosta doğdum; ağustosta hayalet oldum. Seninle birlikte.
Çok şey değişmedi. Sadece ketçabı sevmiyorum artık. Mayonezle yer değiştirdiler. Bunun dışında her şey aynı. Zaman çok garip akıyor. Yaşlı hissediyorum. Diğer yandansa hiçbir şey yaşamamış kadar toy. Sürekli yorgunum, sürekli mücadele edecek bir şeyler buluyorum ve yenilmeye doymuyorum. Keşke burada olsan ve birlikte mücadel…

Aşksız Kadın Figürü

İnsanlar hiç aşık olmadığımı sandılar. Oysaki birçok kez aşkın tadına vardım. Kitaplarda karşılaştığım bir adama aşık oldum. Bir şiirde denk geldiğim şaire abayı yaktım. Seyrettiğim bir filmdeki kahramana tutkuyla bağlandım. 'Gerçek' diye tanımladığımız dünyada aşık olunacak bir gerçeklik bulamadımsa da aşksız bir yaşam sürdüğüm söylenemez. Aşk, birine sıkı sıkıya tutkuyla, güvenle ve sakarlıkla bağlı olmak ve onu içine sindirmektir. Birçok kez kitaplarda, şiirlerde, filmlerde denk geldiğim adamları daha önce bahsettiğim aşamalardan geçerek içime sindirdim. Onlardan birçok duyguyu aldım ve kendimle bütünleştirdim. Sadece onların benden haberi yoktu, bilirdim. Çoğu zaman zaten bir kadına aşık olurlardı. Ama hissederdim, bazen o kadının aslında ben olduğumu. Adamlar öyle güzel adamlardı ki, beni de hikayelerine katıp, sarıp sarmalayıp severlerdi. Kendimi baş role alacak bir film çekebilecek miyim, bilmiyorum. Ama ben aşık oldum, hem de birçok güzel adama. Ve onların da beni sevdiklerini hissettim.

Her insanın biraz yanmaya ihtiyacı vardır.
Ve yakmaya.

Yorumlar

  1. Aşk, zaten tek kişiliktir. Bünyesi müsait biri onu alır, yoğurur, kalıbına girer ve cuk oturur. O kalıp, defalarca kez ısınır, soğur.. ısınır, soğur. Ama hiç ölmez.. tıpkı ninelerden annelere devrolan yemek tarifleri gibi saklanır, sihirli zamanlarda ortaya çıkartıp kullanılır. Ateşi ölmez. O halde yaşasın yanmak ve yakmak ! :) Ellerinize sağlık..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel anlatmışsınız. Sizin de samimiyetinize sağlık. :) Bu değerli yorum için teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Asıl ben teşekkür ederim blog dünyasında var olduğunuz için.. yayın hayatınız uzun ve keyifli olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım dediğiniz gibi olur, sizin için de. :)
      Sevgiler,

      Sil
  3. Aşka çok inanın biri olmadığımdan mıdır nedir.Sizlerin yazdıklarınız okumak hoşuma gidiyor. Ben sevgi der susarım o bana daha ulvi gelir hep Sizde kendi bakış açınızı güzel dile getirmişsiniz Bu arada siz bana yorumda bulundunuz geç dönüş yaptım bunun içinde kusuruma bakmayın.....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estağfurullah. :) Bu hoş yorumunuz için teşekkür ederim. Sevgiler, :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vincent van Gogh’u Anlamak

Kendini Sıfırlayan Adam

Sezen'le konuştum: "Bekle." diyor.

Konuşamadıklarımızdan mısınız?

Hayat Enerjim: -Sonsuz