Ağustosun Son Gülüşü

Resim
Bazı son gülüşler çok acı. Böyle boğazımı acıtıyor her ağustos. Bu deli sıcağa rağmen buz gibi terletiyor, canlanıyor ve gerçeklikten saptırırcasına özletiyor. Adaletsizliğin her bir zerresini anbean hissettirerek derimi yüzüyor. Her ağustos. Her ağustosta sen gidiyorsun, yeniden. Ve aklımda hep o son gülüşün canlanırken bir gün gittiğin yerden dönecekmişsin gibi ya da hiç gitmemişsin gibi bir hayalle cebelleşiyorum. Hayatımın sonuna kadar seni görmeyeceğim gerçeğiyle yaşamak zorunda olduğumu düşündükçe deliliğin bitmez tükenmez katlarını çıkıp zirveye oturuyor ve yeni bir zirve yaratıyorum kendime. Ben ağustosta doğdum; ağustosta hayalet oldum. Seninle birlikte.
Çok şey değişmedi. Sadece ketçabı sevmiyorum artık. Mayonezle yer değiştirdiler. Bunun dışında her şey aynı. Zaman çok garip akıyor. Yaşlı hissediyorum. Diğer yandansa hiçbir şey yaşamamış kadar toy. Sürekli yorgunum, sürekli mücadele edecek bir şeyler buluyorum ve yenilmeye doymuyorum. Keşke burada olsan ve birlikte mücadel…

Ayakkabılı İnsanlar

İnsanları anlayamadığım birçok konu var. Mesela birçok kez aşık olabiliyorlar. Aşkları sona erdiğinde ve başka bir aşka yelken açtıklarında ise öncekinin aşk olmadığını ama şimdikinin aşk olduğunu söylemeye başlıyorlar. Burada en çok kavrayamadığım şey şu ki; bahsi geçen bu insanlar her seferinde hakikaten seviyormuşcasına ve hatta sonsuza dek birlikte kalacakmışcasına güzel sözler sarf ediyorlar. Fakat sonraki aşklarında da aynı şeyleri yapıyorlar, hiçbir fark olmaksızın. Buna birçok kez şahit oldum. İnsanların bu sevgi bolluğunun içerisinde boğulmamalarına şaşırıyorum.

Aynı şekilde kaç insana aşık olabilirsiniz? Aynı sevgi cümlelerini inanırcasına kaç insana kullanabilir ve haykırabilirsiniz? Bunca çokluğun arasında yalnızlığınızla ne zaman el sıkışacaksınız? Yoksa sahiden sonsuza dek böyle sürecek mi? Sonsuzluğu bilmiyorum ama sevemezsiniz birçok kez aynı şekilde. Bir tane bedende bunca sevgi nasıl barınabilir? Sevgi budalalığı olmaz mı bu? Kendi ruhunuzla nasıl alay edebilirsiniz? Yoksa her şey bir kenara sahiden de herkes kalbinize dokunabilecek kadar yaklaşabiliyor mu ruhunuza? Ruhunuzu o kadar mı açıkta bıraktınız?

Korunmasız bıraktığınız şey kendi eviniz. Oradan çıkıp başka bir bedene geçemiyorsunuz, başka bir ruh yaratamıyorsunuz kendinize. Artık herkes ayakkabılarını bile çıkartma nezaketi göstermeden üzerinize basıyor. Çünkü hakikatte siz, sevmeyi sahicilikle bir araya getiremediniz. Sahici aşkın denemelerini yaptınız sadece. Bu denemelerin bile kendine has bir güzelliği vardı değil mi?

Haklısınız. Neden birçok kez sevmeyi istemesin ki insan? Neden birçok kez o duyguların nahoşluğunu tatmasın ki? Ama bir yerde hata vardı. Sevmeliydi insan. Sevmeliydi, evet. Ama kimi? Kaç kez? Nerede? Ne zaman? Hangi farklarla sevmeliydi insan? Çok sevmeliydi insan, evet. Ama samimiyetle sevmeliydi ve sevilmeliydi. Onca çokluğun arasında böylesine yalnız kalmak daha abartılı bir yalnızlıktı.

Ayakkabılarınızı çıkartın ve öyle sevin.
Kimse kimsenin üstüne basmasın.
Kırmayın ve kırılmayın.
Denemeleri aşıp gerçek bir sınava girin.
Sonuç mutlaka samimi olacaktır.

Yorumlar

  1. Böyle güzel bir yazı neden yorumsuz kalmış!
    Ayakkabılarınızı çıkarın! :) Harika cümleler bunlar. İç konuşmalardan sonra dünyaya seslenişiniz de çok iyi olmuş, kaleminize sağlık! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayenizde artık yorumlu bir yazı haline geldi ve anlamlı! Ah bu dünya... Teşekkür ederim efendim, iyilikler dilerim. :))

      Sil
  2. Cevapların hepsi zaten yazılmış bana susmak düşsün o zaman......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tekrar estağfurullah efendim, mutlaka söylenecek yeni şeyler olur. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  3. Artık herkes ayakkabılarını bile çıkartma nezaketi göstermeden üzerinize basıyor.

    Bu cümle işte, içime işledi. Yüreğinize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. :)) Sevgiler,

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vincent van Gogh’u Anlamak

Kendini Sıfırlayan Adam

Sezen'le konuştum: "Bekle." diyor.

Konuşamadıklarımızdan mısınız?

Hayat Enerjim: -Sonsuz