Kendini Sıfırlayan Adam

Resim
"Kendini sıfırlamaktan hiç korkmuyorsun." diyerek zafer kazanmış gibi gülümsedim. Gözlerini kısıp tebessüm etti. "Bu ne demek?" Başımı eğip kaldırdım. "Cesursun. Benim asla kaldıramadığım bir cesurluk. Hiçbir şeyin kendinden daha önemli olmasına izin vermiyorsun, kendinden o kadar eminsin ki her gün yeniden hayatını sıfırlayabilirsin, her gün yeniden başa dönebilirsin ve istediğin yere kadar gelip hiçbir kaygı duymadan bunu tekrar tekrar yapabilirsin." "Peki neden gülümsüyorsun?" Duraksadım. Tekrar gülümsedim. "Hoşuma gidiyor."
Gülüşüm katlanarak arttı ve yüzümde gizlice yayıldı.
"Hal böyle olunca benim yapamadığım şeyleri yapabilen insanların atmaktan kaçındığı o mütevazi zafer çığlıklarını ben atmak istiyorum. Tamamen içimden gelen bir şey." diye sürdürdüm konuşmamı. "Imm..." diye mırıldandı kaşlarını kaldırırken. "Imm..." dedim taklidini yaparak. Güldü ve bir şey söylememi bekledi. Gözlerimi yumup oyunba…

Konuşalım mı?

"Ne tuhaf." diye mırıldandım.
"Tuhaf olan ne?" diye sordu anlamayarak.
"İnsanlar. Basit şeyleri seviyorlar."
"Ne gibi?"
"Hızlı bir şarkı gibi. İçinde duygu olmayan bir şarkı. Anlamsız olan birçok basit şey gibi."
"Senin için basit olanlar diğerleri için anlam taşıyabilir."
"Belki de ben bunu anlamıyorum. İnsanların sevdiği o basit şeyleri anlamıyorum. Ama küçük şeyleri sevip, küçük şeylerle mutlu olan ve küçük şeylerle üzülen bir insanım. Yalnız bir fark var. O küçük şeylerin bir derinliği oldu hep, asla basit değildiler. İnsanlar basitlikle küçük şeyleri birbiriyle karıştırıyor. Oysaki çok büyük şeyler de basit olabilir. Bir şarkı diyorum, bir şarkı. Çok hızlı bir şarkı."
"Şarkılarla derdin ne?"
"Benim değil, bence onların benimle bir derdi var."
"Şarkıların seninle ne derdi olabilir?"
"Ben insanım, duygu geçirmez bir zırha asla sahip olamayacak bir insan. Bunu biliyorlar."
"İnsanlığından vazgeçebilir misin?"
"Vazgeçebilirim. Fakat vazgeçtiğimle kalırım. Olduğum şeyi inkar etmek ne büyük aptallık olur!"
"Haklısın. Bazen seninle konuşurken ne dediğimi bilmiyorum."
"Ne diyeceğini bilmiyorsun."
"Bana büyük şeylerden bahset." diye soludu.
"Daha sonra." dedim. 

Çünkü zorlamanın anlamı yoktu. Bazen bir yerde tıkanır kalırsın. Noktayı koymanın anlamı birkaç cümle daha kurduktan sonra anlamsızlaşabilir. Bunu bize yapmayacağım. Durmak istediğimde duracak ve konuşmak istediğimde konuşacağım.

"Nasıl istersen!" diye fısıldadı.
"İçimden konuşmanın bir faydası yok, kulakların çok iyi duyuyor."

İçimdeki Dedektif

Yorumlar

  1. Alıntı mı anlayamadım.Ama kim yazdıysa çok güzel yazmış.Hele son satıra bayıldımm ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tamamen bana ait özgün bir yazımdır. Alıntı bir yazı paylaşırsam mutlaka bunu belirtirim. Teşekkür ederim. :)

      Sil
  2. Çok güzel bir iç konuşmaydı, aslında iç hesaplaşma gibi geldi biraz da. İç dedektifin devamını bekliyoruz efendim, iyilikler dilerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İçimizdeki ikinci benle hesaplaşmalar, haklısınız. Konuştukça devamı gelecektir. Teşekkür ederim. Sevgiler... :)

      Sil
  3. Şimdi başıyla sonu arasında bir yazı olduğu için ister istemez öncesini ve sonrasını da öğrenmek istiyorum. Bu güzel yazı yarı yolda bırakılmış gibi bir şey, sizden (varsa) sonrasını da beklerim yani. Kaleminize sağlık.

    Ayrıca "Noktayı koymanın anlamı birkaç cümle daha kurduktan sonra anlamsızlaşabilir." kısmı en beğendiğim kısımdı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bazen bazı şeyler yarım kalınca anlamlı olur. Ama çok teşekkür ederim, devam niteliği taşıyan şeyler oldukça paylaşacağım. :)

      Sil
  4. Gerçekten etkileyici bir yazı olmuş. Herhangi bir kitaba ait olsaydı okurken mutlaka işaretleyeceğim bir bölüm olurdu :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, böyle düşünmenize sevindim. :)

      Sil
  5. ne kadar güzel,
    devamını diliyorum,
    takibe aldım bana da bekelerim :D
    http://siyahadamo.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. :)
      Bloğunuza bakacağım.

      Sil
  6. İçinizdeki dedektife saygılar. Mükemmel bir iç konuşma :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dedektif'ten de size saygı,sevgi ve selam var. Teşekkürler. :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vincent van Gogh’u Anlamak

Kendini Sıfırlayan Adam

Sezen'le konuştum: "Bekle." diyor.

Konuşamadıklarımızdan mısınız?

Tuşların Tıkırtısı: Tak tak taka tak!