Ağustosun Son Gülüşü

Resim
Bazı son gülüşler çok acı. Böyle boğazımı acıtıyor her ağustos. Bu deli sıcağa rağmen buz gibi terletiyor, canlanıyor ve gerçeklikten saptırırcasına özletiyor. Adaletsizliğin her bir zerresini anbean hissettirerek derimi yüzüyor. Her ağustos. Her ağustosta sen gidiyorsun, yeniden. Ve aklımda hep o son gülüşün canlanırken bir gün gittiğin yerden dönecekmişsin gibi ya da hiç gitmemişsin gibi bir hayalle cebelleşiyorum. Hayatımın sonuna kadar seni görmeyeceğim gerçeğiyle yaşamak zorunda olduğumu düşündükçe deliliğin bitmez tükenmez katlarını çıkıp zirveye oturuyor ve yeni bir zirve yaratıyorum kendime. Ben ağustosta doğdum; ağustosta hayalet oldum. Seninle birlikte.
Çok şey değişmedi. Sadece ketçabı sevmiyorum artık. Mayonezle yer değiştirdiler. Bunun dışında her şey aynı. Zaman çok garip akıyor. Yaşlı hissediyorum. Diğer yandansa hiçbir şey yaşamamış kadar toy. Sürekli yorgunum, sürekli mücadele edecek bir şeyler buluyorum ve yenilmeye doymuyorum. Keşke burada olsan ve birlikte mücadel…

Konuşamadıklarımızdan mısınız?

"Yine dikmişsin gözlerini göğe. Ağlamamak için direniyorsun, belli. Sahi sen neden ağlamak dolusun bu aralar?"
Burnumu çektim. Birkaç saniye sonra gözlerimi indirdim. Ama yere değil, tam karşıma.
"Konuş." diye sızlandı.
"Bir çocuk gibisin." diye söylendim ama sesim bile düğümlenmişti. Boğazım acıyordu.
"Acır tabi, tuttuğun gözyaşlarında boğulacaksın diye korkuyorum."
"Korkma, antrenmanlıyım."
"Bugün anlatacak mısın?"
"Bugün sana anlatacağım bir şey yok. Bugün kimseye anlatacağım bir şey yok. Kendimi anlamadığım bir gündeyim. Sen anlayabiliyor musun?"
"Anlatmaya yeltensen anlayacak gibi bir halim var."
"Buna inanmadığın her halinden belli."
"Fakat göğe bakıyorsun. Neden ağlamak dolusun?"
"Sıkıldım. Belki de tek cevap budur."
"Sıkıldığın için mi?" derken şaşırdı.
"Ömrümü birileri ekmek arası yapıp yiyormuş gibi hissediyorum."
"Belki de kendin yiyorsun ama farkında değilsin."
Birkaç saniye düşündüm.
"Çocuk olmak için fazla büyük bir laf." diye mırıldandım.
"Birkaç çocuktan ibaretim. İçimize çocuklar kaçmış. Seslerini duymuyor musun? Tabi duymuyorsun. İçimizde zıplayıp durmuyorlar, yakalamaca da oynamıyorlar, hayata dair acıların birikti içimize. Çocuklara bir şeker ver."
"Bir şeker yetecek mi?"
"Çocuk bunlar, her şeyi paylaşmayı bilirler."
Cebime baktım. Üzüldüm.
"Şekerim yok." dedim.
"Arka ceplerine bakmadın!" diye heyecanla atıldı.
Hemen arka ceplerime uzandım, minik bir şey buldum ve çıkarıp avucumdaki şekeri görünce gülmeye başladım.
"Şimdi bu çocuklara şekeri nasıl vereceğiz Dedektif?"
"Verdin bile, gülüşünden afiyetle yediler."

Gülümsedim. Gülüşümden şeker yiyen çocuklar vardı içimde. Onlar şekersiz kalmasın diye güldüm. Ömrümü ekmek arası yapıp yiyen insanlara inatla şekeri ağzıma attım. O şeker bütün ömrümü o bayat midelerin içinden çekip almaya yetmeyecekti belki ama bayat mideler şekeri sevmezdi. Çünkü içinde çocuk barındırmayan insanlara şeker zehir gibi gelirdi.

İçimdeki Dedektif

Yorumlar

  1. Bu yazı dizilerinin devamını bekliyoruz, efendim.Sanki bir romandan alıntı gibi, ne güzel...
    "Gülüşümden şeker yiyen çocuklar vardı içimde"... Bu. Her yazıda ayrı bir söz, hepsi sade ama derin. Kalemşnize sağlık! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim, efendim. Yorumunuz çok kıymetli, bu yazıları sevmenize sevindim. Sevgiler...

      Sil
  2. Derin manalı metoforik anlatım, güzel. Şekerin manasını, anlamını, önemini cidden bilemez içinde çocuk olmaya biri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için şekerin o derin anlamı esasında: "Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler." diyen Nazım Hikmet'de saklı. Teşekkürler, efendim.

      Sil
  3. Kısa ama derin bir yazı. Son cümle her şeyi anlatıyor. Bizimle bu derinliği paylaştığın için kendi adıma gönülden teşekkür ederim arkadaşım. Sevgiyle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu değerli yorumun için ben teşekkür ederim canım Sena.
      Sevgiler...

      Sil
  4. "Çünkü içinde çocuk barındırmayan insanlara şeker zehir gibi gelirdi"
    bu blogu nasıl daha önce keşfetmedim diye kızıyorum kendime.
    ne güzel yazmışsınız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Böyle düşünmeniz beni çok mutlu etti! :)
      Çok çok teşekkür ederim.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Vincent van Gogh’u Anlamak

Kendini Sıfırlayan Adam

Sezen'le konuştum: "Bekle." diyor.

Hayat Enerjim: -Sonsuz