13.10.2016

Sensin kifayetsiz.


"Kelimeler kifayetsiz." diyerek kestirip kenara attı hissettiklerini.
"Sensiz kifayetsiz!" dedim çıkışarak.
"Ne demeye kızıyorsun şimdi?" diye atıldı.
"Aptallık ediyorsun, sen de biliyorsun asıl kifayetsizin kelimeler değil de insanlar olduğunu!"
"Taktın yine insanlara!"
"Neye takayım istersin? Ota, kediye, kuşa mı?"
"Kuşlara tak."
"Takmayacağım. Kuşların benimle ne işi olabilir? En fazla pencereme konuyorlar! Sonra da zaten uçup gidiyorlar. Fakat insanlar uçmuyor."
"İnsanlara takacaksın illa ki!"
"Konuyu çevirme durduk yere!"
"Durduk yere mi?"
"Hala aynı şeyi yapıyorsun. Dinlemeyi bil Dedektif!"
"Beni azarladığında kendine sırt çevirdiğini hissetmiyor musun?"
"Konumuz bu değil!"
"Daha sonra bu konuya yoğunlaşmak istiyorum."
"Pekala! Ama şimdi dinle!"
"Ne zaman dinlemedim ki..."
"İnsanlar bir şeyleri ifade etmekte güçlük çektiklerinde kelimelerin kifayetsizliğinden yakınıyor. Fakat asıl kifayetsizlik milyonlarca kelimeden bir cümle oluşturmaktan aciz olan insanlarda. Dolu insan bilir kelimelerle her şeyi anlatabileceğini, en azından bir yan yol bulacağını bilir."
"Anlıyorum." diye fısıldadı.
"Anlamış gibi görünmüyorsun!"
"Beni görebileceğini mi sanıyorsun?"
"Belki."
"Seni anlıyorum. Çeliştiğimiz durumlarda beni azarlamadan anlattığında daha iyi anlıyorum."
"Afedersin. Bazen huysuz biri olabiliyorum."
"Bazen mi?"
"Karakterimi değiştiremem fakat bazı zamanlarda kibar olmaya çalışacağım."
"Buna inanmak istersem bir aptal olurum."
"Aptalca fikirlerle karşıma çıkmadığın müddetçe aptal olmayacaksın."
"Fikirlerimi engelleyemem."
"O halde fikirlerini ağzından çıkmadan önce kontrol et."
"Benim bir ağzım var." diye gülümsedi.
"Bunu mu konuşacağız?" diyerek gözlerimi devirdim.
"Bana aşkı tanımlayabilir misin?"
"Yüzlerce farklı versiyonla tanımlayabilirim. Fakat hiçbiri gerçekliğine dokunamaz."
"Yani kelimeler bazı durumlarda kifayetsizdir mi demek istiyorsun?"
"Aksine! Kelimelerimle olabilecek en yakın yan yoldayız!"
"Ana yola ne zaman adım atacaksın?"
"Dipsiz bir kuyuya taş attın ses çıkartmasını bekliyorsun."
"Aşk senin için dipsiz bir kuyu mu?"
"Dibi olan bir kuyuya taş atmadığım müddetçe." diye fısıldadım.
"Neden fısıldıyorsun?"
"Neden sürekli soru soruyorsun?"
"Bilmem. Sanırım içimden geliyor."
Bir kahkaha patlattım.
"Benim içimin de mi içi varmış?"
"Doğruları duymak istiyor musun?"
"Ne istediğimi benden iyi biliyorsun."
"Bazen sorduklarımı senin yönettiğini düşünüyorum."
"Dipsiz kuyulara taş atmaya devam ediyorsun Dedektif."

İnsan ne çeşitli varlık! İçimizde birkaç tane insan yaratabilecek potansiyele sahibiz. İstesek hiçbir zaman yalnız kalmayız. Aslında asla yalnız değiliz. İnsan kendi insanına muhtaç kalabiliyor bazen. Böyle zamanlarda içinizdeki diğer insana tutunabileceğinizi unutmayın. Çünkü kendinizden başka kimse sizi sizden daha iyi anlayamaz. Yan yollarınızda dolaşan insanlarla karşılaştığınızda mutlu olun fakat içinizdeki ana yoldan hiç ayrılmayın. 

"Beni içten içe seviyorsun." diye tebessüm etti.
"Hevesini kırmak istemiyorum. Bu nedenle bir şey söylemeyeceğim."
"İki şey söyleyerek bir şey söylemediğini zanneden bir varlıktan sevgi sözcükleri beklemiyorum!" diye bağırdı.
"Huysuzlukta benimle yarışırsın."
İçimdeki Dedektif

6 yorum:

  1. Şu tür yazılar kendini ne güzel de okutuyor. Fakat insanlar uçmuyor... Ne diyebilirim ki, muhteşem cümleler, kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorum için çok teşekkür ederim. :) Sevgiler...

      Sil
  2. Yan yollarınızda dolaşan insanlarla karşılaştığınızda mutlu olun fakat içinizdeki ana yoldan hiç ayrılmayın.

    Bunu bir tavsiye olarak kabul ediyorum. Harika bir yazı gerçekten. Yazım tarzınızı sevdim :) saygılarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevindim, çok teşekkür ederim. Esen kalın! :)

      Sil
  3. Ben yazılarımda kendi kendimle konuştuğumu düşürdüm hep. Lakin sizin yazınızı okuyunca anladım ki ben aynayla konuşuyormuşum meğer. Kendimi karşıma alıp konuşmuyor, yansımama laf anlatmaya çalışıyormuşum. Doğal olarak dediğim her şey bana olduğu gibi geri dönüyormuş. Yani ben kendi kendimi karşıma alıp konuşacak seviyeye gelememişim henüz. Beni derinden etkileyen, düşündüren, ruhuma dokunan bir yazıydı.
    Sevgiyle... :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumlarınız kendi içinde bir yazı olabilecek güzellikte. :) Çok teşekkürler, beni ne kadar mutlu ettiniz! Bir insanın kendiyle ilgili önemli bir ayrıntıyı fark etmesine katkıda bulunduğumu bilmek çok güzel. Ruhunuza sağlık, belki artık 'diğer sen'i karşına alıp konuşma vaktidir.
      Sevgiyle... :)

      Sil